NAPOLİ: HAKKINI VEREMEDİĞİMİZ BİR BAŞKA ŞEHİR



Sant'Elmo Kalesi'nden eski şehrin manzarası. Sol tarafta Plebiscito Meydanı gözüküyor.

İlk kez bir şehre korka korka gittim. Genelde insanların söylediklerini kulak ardı ederim; ancak Napolili arkadaşım bile, “Napoli’ye giderken yanında mutlaka 2 cüzdanla git, birini mutlaka çaldırırsın” demişti. Gerçi aynı arkadaşım daha sonra İstanbul’a geldiğinde, İstanbul Napoli’ye çok benziyor, kendimi evimde gibi hissettim demişti.

Hal böyle endişeli olunca, seyahat planımız, cebimizdeki tüm parayı harcamadan önce Napoli’ye ayak basmayalım şeklinde planlandı. Böylelikle cüzdanımız çalınırsa fazla üzülmeyecektik. Uçakla Napoli’ye iner inmez, havalimanından Sorrento’ya giden ilk otobüse binip Napoli’yi terk ettik. Amalfi’den dönüş günü de yollarda sefil olmayalım diye 1 geceyi Napoli’de konaklamak için ayırdık.

Özetle bu bir 24 saatte Napoli gezisi oldu; ama Napoli bundan çok daha fazlasını hak ediyor. Napoli’nin herkesin zevkine uymayacağı kesin; ama biz kendimizi birkaç saat içinde bu şehre ait hissettik.

NAPOLİ’DE NEREDE KALINIR

Biz başımıza bir iş gelir mi korkusuyla bütçemiz el verdiğince pahalı bir tesiste ve ana arter bir noktada kalmayı tercih ettik. Konakladığımız yerleri normalde yazmıyorum ama Grand Hotel Oriente tavsiye edilebilecek bir tesis. Dış cepheden eski bir bina olsa da, odaların temizliği ve ferahlığı, çatı terasındaki restoranında Vezüv ve deniz manzarasını izleyebilmek ve konumunun her yere yürüme mesafesi oluşu, limitli vaktimizi iyi değerlendirmemizi sağladı.

Plebiscito, İspanyol Mahallesi’nin hemen karşısındaki bölge. Biz emniyet açısından hiçbir sıkıntı görmedik; zaten ana caddeden yürüyerek her yere ulaşabildik.


Chiaia'da güneşli bir pazar günü.

Chiaia bölgesi de yürüyüşlerimizde hoşumuza giden bir mahalle oldu, daha yazlıkçı bir hissi var; ancak her yere yürüme mesafesi denilebilecek bir yer değil; yine de konaklamayı ucuzlatmak için düşünülebilir.

Sant Elmo Kalesi’nin olduğu tarafı da şehrin tepe noktası gibi düşünebilirsiniz, burada kalırsanız yürümek yerine füniküleri kullanmak pratik olacaktır.

Şimdi tekrar gitsem, konum olarak yine Plebiscito tarafında kalmayı tercih ederim; ancak geri kalan semtlerde biz yine elimizi kolumu sallaya sallaya gezdik. Kendimizi emniyetsiz hissettiğimiz hiçbir sokağa denk gelmedik (ki epey değişik yerlere girdik çıktık); ancak genel kanı, konaklama için hiç olmazsa tren istasyonunun etrafından uzak durmanız gerektiği.

NAPOLİ’DE GEZİLECEK YERLER

Napoli bence tam bir süprizler şehri. Biraz dolanınca fark edilebileceği üzere, şehrin bakımı yetersiz; çünkü para yok. Olumsuz tarafından bakmak isterseniz, bu parasızlık durumu bazı sokakların bakımsız kalması ve hatta çöplerin geç toplanmasına sebep oluyor.

Benim gördüğüm ise, bütçe olmadığı için restore edilememiş; dışları allanıp pullanmamış; ama fark edip de içine girdiğinizde aklınızı alabilecek güzellikte yapılarla karşılaşmak. Via dei Tribunali, bu tarz keşifler için en uygun sokak sanırım.



Tribunali Caddesi, Eminönü ile eski Beyoğlu arasında bir yer gibi. Hem insanlar hem sokağın ruhu öyle bir hissiyat veriyor.

Bu taraflara gelmişken, mutlaka San Severo Şapeli’ne uğramalısınız. Kimilerine göre bu şapel, Napoli’de tek bir şey görme şansınız varsa, bu şansı kullanmanız gereken yer. Şapele giriş ücretli ve içeride fotoğraf çekmek yasak; yine de internette fotoğraflar mevcut. İçerideki örtülü figürlerden oluşan heykeller gerçekten çok çarpıcı. Giriş ücreti 7 €. İçeriye aynı anda çok fazla insan alamadıkları için girişte biraz sıra oluyor.

Sant’Elmo Kalesi şehrin en tepe noktası ve harika bir manzarası var. Gün batımına doğru giderseniz ekstra bir şahane oluyor. Giriş ücreti 5 €. Tepede olduğu için fünikülerle çıkmakta fayda var. Dönüşte ise yanlış hatırlamıyorsam Girolamo Santacroce Caddesi’ne doğru giderken aradan bir merdivenlere saptık ve aşırı sevimli bir sokaktan kıvrıla kıvrıla Pignasecca Caddesine kadar indik. Şehre beni bağlayan da bu yürüyüş oldu sanırım. Pignasecca, Beyoğlu’nun eski zamanlarını hatırlattı bize yine.


Sant'Elmo Kalesi'nden Vezüv Yanardağı.


Sant'Elmo'dan dönüş yolumuz.


Aşağılara indiğinizde Plebiscito Meydanı ve tarihi merkez gezilmeli, burada önünde İtalyanlar’ın çılgınca sıraya girip beklediği, eski Pizzacı dükkanları var. En meşhur olanı kapıdaki kuyruktan anlaşılıyor. Biz denemedik açıkçası vaktimiz limitli olduğu için sıralarda vakit kaybetmek istemedik.


Plebiscito Meydanı

Plebiscito Meydanı’ndaki Palazzo Reale muhteşem bir saray. Fazla turist olmadığı için bu harika ve devasa sarayı neredeyse tek başımıza gezdik. Giriş ücreti 6 €, fazlasını hak ediyor.

Palazzo Real'in içinden fotoğraflar

Plebiscito’ya giden yol üzerinde deniz kenarında Nuovo Kalesi var, ücretliydi dışı daha güzel gibi geldi, içine girmedik.

Milano’daki meşhur Galleria Emmanuele’nin bir başka versiyonu olan Galleria Umberto da bu yol üzerinde. Milano’daki pasajdaki tüketim çılgınlığının yerini burada bir iki kahveci ve gazeteci alıyor. Bir Pazar günü için oldukça sakin bir pasaj. Görsel olarak ise Milano’dan hiç geri kalmadığı gibi, boş olduğu için çok kolay fotoğraflanıyor.


Galleria Umberto I

Buradan Chiaia tarafına doğru yürünebilir. Deniz kenarında ayrı bir dünya var. Deniz pek berrak olmasa da denize girenler ve yanyana restoranlar dolu. Pazar günü uçağa dönmeden önceki son saatlerimizi burada geçirdik, restoranlar güzel gözükmekle beraber, öğle saati olmasına rağmen hepsi ağzına kadar doluydu, yer bulmakta zorlandık. O kalabalıkta garsonlar da turistlerle uğraşmaya pek istekli gözükmüyorlardı.

Benim yazdıklarımın dışında gezip görülecek bir sürü yer var Napoli’de. Fazla turist almaması da bütün bu tecrübeyi daha keyifli hale getiriyor. Turistlere bir şey satmak için tasarlanmış bir şehri değil, tamamen orada yaşayan insanların gündelik hayatı için ayakta kalmaya çalışan bir şehri tecrübe ediyorsunuz. İtalya’da bunu bulmak pek kolay değil maalesef. Bana göre tek dezavantajı restoranlarda İngilizce menü bulamamak oldu; bu da İtalya’da olduğunuz için aşırı önemsiz oluyor.

NAPOLİ’DE VE NAPOLİ’YE ULAŞIM

Napoli’ye THY’nin direkt uçuşu mevcut. Napoli Havalimanı’na indikten sonra buradan kalkan shuttle otobüslerle kısa sürede Napoli Centrale Tren İstasyonu’na ulaşıyorsunuz. Endişe etmeyin, tren istasyonu adeta bir alışveriş merkezi havasında, herhangi bir emniyet problemi yok. Tabi ki çantanıza, cüzdanınıza sahip çıkın ama İstanbul’dan daha kaotik bir durum yok.

Napoli Havalimanı’ndan Sorrento’ya da direkt giden otobüsler var ve bunu çoğu Napolili bile bilmiyor. Saatleri sezona göre değişiyor, internetten bulabilirsiniz. Havalimanından çıkınca dümdüz karşıya 500 metre filan yürüyünce sağdaki bir duraktan kalkıyor. Bileti otobüse binerken alıyorsunuz, yaz sezonunda sıra olabiliyor, gecikmeyin.

Napoli şehir merkezine ulaştıktan sonra bence her yere yürünebilecek büyüklükte bir şehir. Yine de ana arterlerden geçen metro istasyonları ve füniküler mevcut. Biz bir tek Sant’Elmo’ya çıkarken yokuş çıkmamak için füniküler kullandık, onun dışında her yere yürüdük.

ROMA’DAN NAPOLİ’YE NASIL GİDİLİR

Roma Termini tren istasyonundan hızlı trene binerseniz 1 saat 10 dakikada, banliyö trenine binerseniz 3 saatte Napoli Centrale tren istasyonuna ulaşabiliyorsunuz. Hızlı trenler tabi ki bir o kadar da pahalı. Hızlı tren kullanacaksanız, biletinizi en azından 10 gün önceden almanızı tavsiye ederim.

NAPOLİ’DEN AMALFİ’YE NASIL GİDİLİR

Bence Napoli’yi ilgilendiren en kritik ulaşım sorusu bu. Napoli – Amalfi arası, altı üstü 70 kilometrelik bir yol; ancak virajlarla bu yol kendini epey hissettiriyor. Bana göre zaten Amalfi kıyısında yalnızca İtalyanlar araç kullanmalı, sahil şeridindeki yol gerçekten çok dar.

Toplu taşıma kullanacaksanız ve Amalfi ile Vietri Sul Mare arasındaki koylardan birinde konaklamayı planlıyorsanız, bence en kolayı Napoli’den trene atlayıp Salerno’ya gitmek (40 dakika filan sürüyor). Salerno’dan da tekneye binip ineceğiniz koya ulaşabilirsiniz. Tekne saatlerine Travelmar’ın web sayfasından bakabilirsiniz. Amalfi yazımda daha fazla detay bulabilirsiniz.

Positano ile Sorrento arasındaki koylardan birinde kalacaksanız o zaman Napoli’den otobüs ile gitmek daha uygun olabilir.

Benim midem yol konusunda biraz hassas, o yüzden belki biraz abartıyorumdur; ama Napoli’de konaklayıp günübirlik Amalfi’yi gezeyim gibi bir planı ben pek öneremiyorum.

NAPOLİ’DEN POMPEİİ’YE NASIL GİDİLİR / NAPOLİ’DEN SORRENTO’YA NASIL GİDİLİR

Sorrento’ya tren ile de gidilebildiği için Sorrento’ya günübirlik gidip gelmede hiçbir sıkıntı yok. Aynı şekilde Vezüv ve Pompeii de Napoli’den tren ile gidilerek kolaylıkla gezilebilir.

Bu yazı biraz tembelliğimden, biraz da sadece 24 saat geçirebildiğimiz bu güzel şehre karşı mahcup olduğumdan epey geç tamamlandı. Zaten bir şehre bir gün ayırıp, çok biliyormuş gibi yazı yazmak da bana doğru gelmiyor.

Umarım en kısa zamanda Napoli’ye tekrar yolumuz düşer. Napoli bana birkaç sene sonra patlayacak şehirlerden gibi geldi, yani Barselona’nın aşırı popülerleşmesi gibi bir şey bekliyorum buradan, ne zaman olur bilinmez ama demedi demeyin.

Ekranı kapatmadan, Instagram'dan paylaştıklarımı da takip etmek isterseniz buraya tık tık.

#italyagezirehberi #italyagezisi #Napoli #Naples #Amalfi